Toptan alımda en sık yapılan hata, bedenleri eşit dağıtmak. Kolide her bedenden aynı adet bulunması adil görünüyor ama satış hiçbir zaman eşit dağılmıyor. Sonuç: orta bedenler ilk haftada tükenirken uçlarda kalan ürünler sezon sonu indirimine kalıyor.
Ortalama dağılım diye bir şey yok
Beden dağılımı pazara, kanala ve hatta mağazanın bulunduğu semte göre değişiyor. Şehir merkezindeki bir butikle sanayi bölgesindeki bir mağazanın müşteri profili aynı olmadığı için asorti de aynı olmamalı. Türkiye'de genel eğilim M ve L bedenlerin ağırlıkta olması yönünde, ancak bu bir başlangıç noktası; kural değil.
İhracatta durum değişiyor
Kuzey Afrika'ya giden kolilerde L ve XL payının arttığını, S talebinin ise belirgin şekilde düştüğünü görüyoruz. Orta Doğu pazarlarında büyük bedenlere talep daha da yüksek olabiliyor. Yeni bir pazara açılırken ilk siparişi dengeli tutup, ikinci siparişte gerçek satış verisine göre ağırlığı kaydırmak en az riskli yöntem.
İlk sipariş bir tahmindir. İkinci sipariş bir ölçümdür.
Renk ve beden birlikte düşünülmeli
Taşıyıcı renklerde (siyah, beyaz, lacivert, bej) beden derinliğini artırmak mantıklı, çünkü bu renkler sezon boyunca dönüyor. Sezonluk canlı renklerde ise dar bir beden aralığıyla başlamak elde kalma riskini azaltıyor. On üç rengi olan bir seriden on üç rengin birden alınması gerekmiyor; vitrin için iki üç güçlü renk yeterli oluyor.
Tekrar sipariş kolaylığı
Bir serinin devamlılığı, asorti kadar önemli. Hızlı tükenen bir bedeni tekrar sipariş edebiliyorsanız ilk siparişte riske girmeden ilerleyebilirsiniz. Bu yüzden alım yaparken tedarikçinize stok devamlılığını ve termin süresini sormak, koli içeriğini konuşmak kadar değerli.


